samedi 13 décembre 2014

Cadeau: les premières images du concert d'Istanbul :30 ans d'amour




La carrière de Viktor est internationale et ce sont nos amis Turcs qui, les premiers, ont choisi de célébrer ses 30 années de chansons .
Souhaitons que d'autres pays dont  la France aient la même idée.






Ce sont les fans turcs de Viktor qui ont choisi les chansons que Viktor a interprété ce 11 décembre dans le prestigieux Cemal Resit Rey concert salonu d'Istanbul.
Le blog est très heureux de pouvoir vous montrer quelques images (pas toutes de bonne qualité malheureusement) de ce concert extraordinaire.






VIKTOR LAZLO ELEGANT AND ROMANTIC
Marking the 30th anniversary of her career, French-Belgian singer Viktor Lazlo will give the first concert of her tour on Dec. 11 at the Cemal Reşit Rey Concert Hall
Viktor Lazlo, whose name was inspired by the character of Victor in the movie "Casablanca," is a gracious female vocalist. She is known for her unfading beauty and the romantic atmosphere her songs have created on stage for 30 years.Lazlo, who improved her jazz repertoire by performing in the Billie Holiday Musical last year, became famous for her love songs with a Latin jazz rhythm during the '80s. The artist proved that she can sing the blues with her album "Begin the Beguine." Standing out with her fashion decisions, Lazlo is also one of the favorite artists of fashion designers. We talked with Lazlo about her new projects, her 30-year-old career, her latest novel and the Istanbul concert during which she will sing her hits "Breathless" and "Pleurer des Rivieres" along with other milestone songs of her career.





Daily Sabah: This year marks the 30th anniversary of your musical career and you will perform the best songs of these 30 years. How did you decide on your repertoire?

Viktor Lazlo: I cannot believe it has been 30 years. My previous show was a kind of musical which was inspired by Billie Holiday's story and her songs. I will give the first performance of my 30th Year Concert on the night of Dec. 11 in Istanbul, and sing the most beautiful songs of my career. In fact, I have a lot of Turkish fans who have contacted me, and it is important for me to give the first concert of my tour in Turkey. While deciding on the repertoire, we try to determine the most-loved songs on my Facebook page together with my fans including the Turkish ones.

DS: You always manage to look very stylish, and I also know that one of your closest friends is the Turkish fashion designer Atıl Kutoğlu. Do you enjoy fashion?

VL: I love fashion, but it is not necessary to follow the latest fashion trends in order to have a style. The elegance and style of a person do not come from fashion, but from her own charisma and aura. Elegance has nothing to do with fashion. Atıl Kutoğlu is a very good friend of mine, and I am sure that his profession and fashion look alluring to almost everybody, including me.

DS: You said that elegance has nothing to do with fashion, so, who are the most elegant female vocalists of recent years according to you?
 
VL: The taste and the habits of popular culture are constantly changing. There are women who have a strong image and who are popular. However, I cannot say that many singers such as Beyonce correspond to my perception of elegance. Although popular culture features a lot of famous women besides singers, like Kim Kardashian, I still cannot think of a woman who is famous and elegant.

DS: I also happen to know that there is a brand new novel which you are working on. Can you give us some clues about its plot?

VL: The novel is centered upon a female singer who suddenly disappears. The reader learns more about the protagonist through other people's stories, each revealing her different features. I cannot say more because it will be published in February.

DS: Can you name some of the most magical moments of your career when you look back over the last 30 years?

VL: Besides performing in front of presidents, statesmen and many well-known artists, I also took the stage in different places I had not been before. I remember that I was very excited before my first concert in Japan, but I can say that I feel the same excitement every time I step on the stage. For me, each concert is a different thrill and each country that I go to bears brand new memories. I have so many good memories in Turkey.

DS: Many of your songs can be regarded as very romantic. Which song makes you feel more romantic while performing?

VL: Apart from my most well-known songs, my less famous compositions that I include in my repertoire from time to time give me pleasure. "Waiting for the Night" is one of those songs. Actually, I know that this song is very famous in Turkey although it is not popular in other countries. I will be singing "Waiting for the Night" in Istanbul. That song is extremely romantic according to me.

DS: Finally, do you have a new album coming up or are there new projects to introduce?


VL: We have a stage project which we are trying to prepare for autumn 2015. I will sing the songs of three special women of jazz. Similar to the Billie Holiday project, the show will feature a theatrical scene. The project will be composed of songs from Sarah Vaughan, Ella Fitzgerald and Billie Holiday. Recently, I listen to their songs all day long.


Şık, romantik şarkıcı Viktor Lazlo, Cenk Erdem´in sorularını cevapladı

Cenk ERDEM   

Meşhur Casablanca filminden aldığı erkek ismi Viktor ama kendisi son derece zarif bir kadın Viktor Lazlo. 30 yıllık kariyeri boyunca sahnede şarkılarıyla yarattığı romantizm ve hiç solmayan güzelliği ile tanınıyor. Fransız -Belçikalı Lazlo, 11 Aralık’ta 30. Yılını kutladığı turnesinin ilk konserini Cemal Reşit Rey’de veriyor olacak

Bir önceki projesi Billie Holiday Müzikali ile caz repertuarını daha da zenginleştiren Lazlo, 80’ler boyunca ünlenen aşk dolu ve Latin caz lezzeti veren şarkılarıyla biliniyor. ‘Begin the Beguine’ albümüyle blues şarkılar da söyleyen Lazlo, özellikle şıklığıyla moda tasarımcılarının da en sevdiği isimlerden.
‘Breathless’ , ‘Pleurer des Rivières’ gibi ünlü hitleri ve kariyerinin en iyi şarkılarıyla sahne alacak olan Lazlo ile yeni projelerini, geride bıraktığı 30 yılı, yazdığı yeni romanı ve İstanbul konserini konuştuk.


Kariyerinizde 30 yılı geride bıraktınız ve 30 yılın en iyileriyle sahneye çıkıyorsunuz, peki repertuara nasıl karar verdiniz?

30 yılı geride bıraktığıma ben de inanamıyorum. Bir önceki şovum Billie Holiday, öyküsü ve şarkıları üzerinden bir mizansen de içeren bir tür müzikal sayılırdı. 30. yıl konserlerimin ilki Türkiye’de gerçekleşiyor. 11 Aralık gecesi en güzel şarkılarımla tam bir konser olacak. Aslında özellikle Türkiye’den benimle iletişim kuran çok sayıda hayranım var ve turnenin ilk konserinin Türkiye’de olması benim için çok anlamlı. Repertuarı belirlerken de facebook üzerinden en sevilen şarkıları dinleyicilerle birlikte kararlaştırmaya çalıştık hatta sayfamızda Türkiye’den de iletişim kurduklarımız oldu…

Her zaman çok şık görünüyorsunuz ve en yakın arkadaşlarınızdan birinin moda tasarımcısı Atıl Kutoğlu olduğunu da biliyorum, modayı seviyor musunuz?

Modayı seviyorum ama tarz sahibi olmak için mutlaka modayı takip etmek gerekmiyor. Kişinin zarifliğinin ya da tarzının modayla değil ancak kendi karizması ya da havasıyla ilgisi olabilir. Bir yandan da Atıl Kutoğlu çok iyi arkadaşım; elbette yaptığı iş, moda dünyası bana ve eminim herkese oldukça cazip görünüyor. 


Zarafetin moda ile hiç ilişkisi yok diyorsunuz; peki, size son günlerde en zarif görünen kadın şarkıcılar kimler?


Popüler kültürün beğenileri ve alışkanlıkları sürekli değişiyor. Güçlü bir imajı olan ya da popüler olan çok güzel kadınlar var ama Beyonce gibi birçok iyi şarkıcının da benim zarafetle ilgili algılarıma pek uyduklarını söyleyemem. Ayrıca popüler kültürde sadece bir şarkıcı olarak değil farklı alanlarda, Kim Kardashian gibi, gündemde olan birçok ünlü kadın var bu aralar. Zarif görünen ünlü bir isim yine de aklıma gelmiyor şu an…


Bu aralar yepyeni bir roman üzerinde çalıştığınızı da biliyorum, bize öyküsüyle ilgili ipucu verebilir misiniz?

Hikâyede birdenbire ortadan kaybolan bir kadın var. Onu tanıyan farklı kişilerin dilinden öyküsünü dinliyoruz. Kadın bir şarkıcı ve ansızın kayboluyor. Daha fazla ipucu vermiyorum çünkü kitabım şubat ayında çıkmış olacak.

Geçmie dönüp müzik kariyerinizdeki 30 yıla baktığınızda size en sihirli gelen anlar hangileri?

Yıllar içinde başkanların, devlet adamlarının ve çok ünlü sanatçıların önünde şarkılar söylediğim gibi daha önce hiç gitmediğim farklı ülkelerde de sahneye çıktım. En çok ilk kez Japonya’da konser verdiğimde ne kadar çok heyecanlandığımı hatırlıyorum ama her konserde de aynı heyecanı hala duyduğumu söyleyebilirim. Benim için her konser ayrı bir sahne heyecanı ve gittiğim her ülke de yepyeni anılar demek. Türkiye’de de çok güzel anılarım var…


Birçok ünlü şarkınız fazlasıyla romantik sayılabilir; siz kendinizi en çok hangi şarkıyı söylerken romantik hissediyorsunuz?

Sahnede söylediğim ünlü şarkılarımdan pek bilinmeyen ve kimi zaman repertuara aldığım şarkılar bana daha büyük keyif veriyor ve ‘Waiting For the Night’ da bahsettiğim bu şarkılardan biri. Aslında diğer ülkelerden farklı olarak Türkiye’de özellikle en ünlü olan şarkılarımdan biri olduğunu da çok iyi biliyorum ve İstanbul’da sahnede yine söylüyor olacağım.

Son olarak sırada yeni bir albüm ya da başka yeni projeleriniz?


2015 Sonbahar dönemine yetiştirmeye çalıştığımız yepyeni bir sahne projemiz daha var. Caz müziğin üç özel kadınının şarkılarını sahnede söylüyor olacağım. Tıpkı Billie Holiday projesinde olduğu gibi sahnede daha teatral bir mizansen olacak. Sarah Vaughan, Ella Fitzgerald ve Billie Holiday şarkılarıyla bir sahne projesi üzerinde çalışıyorum. Bu aralar da bol bol şarkılarını dinliyorum.